15 TEMMUZ GAZİLERİ SİLİVRİ’DE 15 TEMMUZA DAİR HATIRALARINI ANLATTI

Şehit Ömer Halisdemir’in kardeşi Savaş Halisdemir ile 15 Temmuz Gazileri Musa İlhan, Üzeyir Cihan ve Sabri Özdemir’in onur konukları olduğu “15 Temmuz Demokrasi Zaferi, Şehitleri Anma Programı, Fotoğraf ve Resim Sergisi” 18 Temmuz 2019 günü Silivri Açık Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü Eğitim Birimi Çok Amaçlı salonda gerçekleştirildi. Programa Bakırköy Cumhuriyet Başsavcısı, davetliler ve hükümlüler katıldı.

“15 Temmuz Fotoğraf ve Resim Sergisi”nin protokol ve hükümlüler tarafından ziyaret edildi. Salon programı 15 Temmuz günü ve ertesi gününde yaşananları anlatan video ile başladı. Saygı Duruşunda bulunuldu ve İstiklâl Marşı okundu. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcısı Sırrı Topluyıldız günün anlam ve önemine ilişkin konuşmalarını gerçekleştirdi. Başsavcı Topluyıldız konuşmasında: “Aramızda gazilerimiz var, Şehit Ömer Halisdemir’in kardeşi Savaş Halisdemir var. O gecenin şehitlerine Allah rahmet etsin. 15 Temmuz Şehitleri denince ilk olarak aklımıza Şehit Ömer Halisdemir geliyor. Gazilerimize uzun ve sağlıklı bir ömür diliyorum. Gazilerimiz 15 Temmuza dair hatıralarını bizlerle paylaşacaklar, kendilerine teşekkür ediyoruz.” dedi.

Şair Nurullah Genç’in kaleme aldığı “15 Temmuz Marşı” şirini Silivri Açık Ceza İnfaz Kurumu Psikoloğu Merve Bulut seslendirdi. Kurum Vaizi Kemal Gümüş’ün “Şehitlik ve Gazilik” konulu sunumu sonrası Silivri Ceza İnfaz Kurumları Hacı Dursun Yıldırım Camii İmam Hatibi Beytullah Tur’an Kur’an okudU, dualar edildi.

Moderatörlüğünü Silivri Açık Ceza İnfaz Kurumu Öğretmeni Mustafa Ünal’ın yaptığı “Gazilerin Hatıralarında 15 Temmuz ve Milli Birlik” konulu sohbet konuşması başladı. Öğretmen Ünal sahneye öncelikle Şehit Ömer Halisdemir’in kardeşi Savaş Halisdemir’i davet etti. Alkışlar ve sloganlar eşliğinde sahneye çıkan Halisdemir “….hepinizi saygı ile selamlıyorum. Tüm şehitlerimize Allah’tan rahmet, gazilerimize acil şifalar diliyorum, teşekkür ederim.” dedi.

15 Temmuzun Gazileri Musa İlhan, Üzeyir Cihan ve Sabri Özdemir 15 Temmuz Gecesi yaşadıklarını, çevrelerinde yaşananları solanda bulunanlar ile paylaştı. Salonda duygusal anların yaşanmasına neden olan sohbet programında Gazi Musa İlhan konuşmasında: “Kırşehir doğumluyum, kamu kurumunda çalışıyorum, 15 Temmuz gecesi sokağa çıkanların gururla anlatacağı hatıraları mutlaka vardır, bu işgal girişimine elbette engel olacaktık, çünkü ecdadımızdan böyle gördük, böyle öğrendik. 15 Temmuz akşamı dışarıdaydım. Evime doğru gidiyordum. Radyodan bir kısım haberler duydum. Yolda giderken de bir tank gördüm. Daha önce bir terör olayı ile alakalı tankın orada olabileceğini öngördüm. Ankara’dan bir akrabam telefonla aradı. Köprünün kapatıldığını kendisinden öğrendim. Radyodan, Başkanımızın “bir kalkışma” dan söz ettiğini duydum. Bu darbe girişimini engellemek için harekete geçtim. Vuruldum. Kurşun kalbimin iki cm altında kaldı. Yerde yarım saat kadar yattım. Sağolsun çevreden müdahale edenler oldu. Sürekli silahla ateş ediliyordu. Hastaneye kaldırıldım. 4 gün yoğun bakımda kalmışım. Yoğun bakımdan çıktığımda ilk sözlerim şu oldu “Cumhurbaşkanımız yaşıyor mu, Vatanımız selamete ulaştı mı?” sorusu oldu. Bizler konuşmacı olarak konferanslara ve programlara katılmak için birçok ile ve mekâna gittik. Çok büyük kalabalıklara hitap ettim. Beni burası kadar hiçbir yer heyecanlandırmadı. Allah razı olsun.” dedi.

15 Temmuz Gazisi Üzeyir Cihan konuşmasında: “…sizleri saygı ile selamlıyorum. 15 Temmuz gecesi darbeden haberim olunca, inanamadım, bu zamanda darbe mi olur diye kendi kendime sordum. Televizyondan sayın Başkanımızın bir kalkışmadan söz ettiğini duyduk. Televizyonda köprünün kapatıldığını gördük, darbe bildirisini televizyondan seyrettiğimiz esnada yerimizde duramıyorduk. Gün yerimizde durma zamanı değildi, gün Vatanımıza, Bayrağımıza sahip çıkma günüydü. Bir şeyler yapmalıydık. On iki kişilik bir akraba gurubu ile yola çıktık. Sabiha Gökçen havalimanına doğru hareket ettik. Burada bir kalabalık vardı. Ellerinde bayraklar ile Tekbir getiriyorlardı. Burada çatışma ortamı vardı. Mehmetçiğe haber vermeliydik. Bunun bir darbe olduğunu onlara söylemeliydik. Mehmetçiği kullanmalarına müsaade etmemeliydik. Askerlerimizi kendi hain emellerine alet etmemelerini sağlamalıydık. “Asker, polis kardeştir” diye seslenmeye, bağırmaya başladım. Askerlere doğru koştum, silahlarınızı bırakın, hepimiz kardeşiz diye seslendim. Kulaklarımda bir çınlama sesi duydum, sol kolumda sanki elektrik çarpmış gibi bir his hissettim. Sol kolumdan yaralanmıştım. Bu ülkeye hep birlikte sahip çıkacağız. Orada binlerce kardeşim aslan kesilmişti. Hiç kimsenin vurulacağız, öleceğiz endişesi yoktu. Tek derdimiz, tasamız Vatanımıza, Milletimize sahip çıkmaktı. Ameliyattan çıktıktan sonra yeğenime sordum. “Olaylar bitti mi, Vatan selamette mi?” o da “bitti” deyince derin bir nefes çekerek “Elhamdulillah, kolumu kaybettim ama Vatanımı kaybetmedim” dedim. Bir anne elli yaşındaki bir evladının kolunun gitmesine dayanamıyor, evlatlar da Vatanın elden gitmesine dayanamıyor, bu ülkenin insanları Bayrakların inmesine, Ezanın susmasına tahammül edemiyor, canlarını, kanlarını, kollarını seve seve bu Cennet Vatan için feda ediyorlardı.” dedi.

15 Temmuz Gazisi Sabri Özdemir konuşmasında: “bizleri buraya davet edenlere burada teşekkür ediyoruz. 15 Temmuzda köprüye gidenlerden birisiyim. Eşimin beni uykudan uyandırması ile olayları öğrendim. Hemen televizyonu açtım. Darbeye teşebbüsü öğrendim. Arkadaşlarımı aradım, babamı aradım, ne yapacağımızı sordum. O arada TRT’de korsan bildiriyi dinledim. Sokağa çıkma yasağı ibaresini duyunca “benim nerede ne yapacağıma sizler karar veremezsiniz” dedim. Çocuğum, kızım onbeş aylıktı, beşiğinde kendisini öptüm. Eve bir daha geri gelemem duygusundaydım. Eşimle helalleştim, abdest aldım, hızlıca sokağa attım kendimi. Arkadaşımı aradım. Zincirlikuyu tarafında iken eşim aradı. “Sakın köprüye gitme, orada şiddetli çatışma varmış” dedi. Eşime “Tamam” dedim, ancak arkadaşıma “Yürü köprüye gidiyoruz” dedim. Köprüye geldik. Arkadaşım Özer ile ne yapalım diye konuştuk. Ateş sesleri hiç kesilmiyordu. Köprünün üstünde yürümeye başladık. Orada üç tane genç vardı. Komutana hitaben gençlerden biri “neden böyle yapıyorsunuz” diye sordu. Orada o gencin vurulduğuna şahit oldum. “Müsaade eden bu genci hastaneye götüreyim” dedim. Komutan ateş serbest komutu verdi, arkamı döndüm. Orada vuruldum. Canım acıdı, ayağım parçalandı, yere düştüm. Çevremizde yaşananlar çok acıydı ve üzüntü vericiydi. Bir çok ameliyat geçirdim. Doktorlar ayağını kesebiliriz dediler. Ben de “ayaksız yaşanır ama Vatansız yaşanmaz, Vatan sağolsun” dedim. İnsan babasız da yaşar, evlatsız da yaşar, ama devlet olmadan, millet olmadan, ezan sesi olmadan yaşamaz…” dedi.

“15 Temmuz Demokrasi Zaferi, Şehitleri Anma Programı” Şehit Ömer Halisdemir’in kardeşi Savaş Halisdemir’e ve 15 Temmuz Gazilerine hediyelerin sunulması ve Demokrasi Marşının salonda bulunanlar tarafından hep birlikte söylenilmesi ile sona erdi.